Uyguladığımız tüm etkinlik ve eğitimlerde amacımız; kendine güvenen, yeteneklerinin bilincinde, sosyal, paylaşımcı, insana duyarlı, meraklı, pratik, çözüm üreten, yaratıcı, yaşadığı dünyayı seven, doğaya ve çevreye karşı duyarlı bireyler yetiştirmektir.
Yapılan eğitim-öğretim etkinliklerinde, çocuklarımızın hayal gücü ve yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak ve geliştirecek, farklı bakış ve düşünce güçlerini kullanmalarını sağlayacak çalışmalara yer verilmektedir. Her çocuk bizler için bir bireydir. Onlar, kendilerinin ilgi istek ve yeteneklerinin farkına varmaları için uyguladığımız eğitim programıyla kendilerini keşfedecekler.
Ülkemizde, 2004 yılından sonra geleneksel eğitim yaklaşımları terk edilerek ilköğretim ve buna bağlı olarak ortaöğretim programları hazırlanmıştır.
Yeni programlarda yapılandırıcı yaklaşım merkeze alınarak, öğrenci merkezli öğrenme, beyin temelli öğrenme, bireysel farklılıklara duyarlılık, sarmal ve tematik yaklaşım, beceri yaklaşımı gibi çeşitli yaklaşım ve modellerden yararlanılmıştır.
Böylece öğrencilerimizin kendilerine aktarılanları ezberlemeleri yerine, araştırarak, inceleyerek, sorgulayarak, sorun çözerek öğrenmelerine, zihinsel, bireysel ve sosyal becerilerini geliştirmelerine ağırlık verilmiştir.
Bu programlarla birlikte eğitim anlayışında ve uygulamalarında önemli değişiklikler olmuştur.
Yapılandırıcı eğitim yaklaşımı, insan beyninin daha etkili ve daha verimli kullanılmasını amaçlamaktadır.
Bu nedenle bireylerin dil ve zihinsel becerilerini üst düzeyde geliştirmeye odaklanmıştır.
Günümüzde zekânın doğuştan yüksek olması, dil ve zihinsel becerilerin yüksek olacağı anlamına gelmemektedir.
Bireyin zekâ düzeyi yüksek bile olsa, dil ve zihinsel becerilerini geliştirecek çalışmalar öngörülmektedir.
Dil ve zihinsel becerilerin gelişimi beyin temelli öğrenme ile doruk noktasına ulaşmıştır.
Beyin, vücudun, mantığın, bilginin, becerinin, tutumların, davranışların, dilin, konuşmanın, problem çözmenin, karar vermenin, planlamanın, ritüelliğin, acının, sevginin, özetle bilincin ve ruhun merkezidir.
O halde eğitimin, öğretimin ve öğrenmenin ilk hedefi beyni tanıma ve inceleme olmalıdır.
İnsanın kendi beyninin yapısını, işleyişini ve özelliklerini bilmesi, kendi kendine kaynaklık ve referanslık yapmasına neden olur.
Öğrenmeyi en üst düzeye getirmek, beynin en iyi nasıl çalıştığını anlamakla mümkündür.
Beyin temelli öğrenme, beyin araştırmalarında öğrenmenin biyolojik yapısını irdelemekte, bilgilerin bilimsel temellerini ortaya koymakta ve uygulanan yöntemlerin “neden”ini açıklayarak öğretmenlerin kendi kullandıkları yöntemlere bilinçli bir iç bakış açısı kazandırmaktadır.
Beyin temelli öğrenme beynin temel çalışma ilkelerini ortaya koyarak öğretmenlerin öğrenmeyi kolaylaştırmasına rehberlik etmektedir.
İyi bir öğrenme ve öğretim etkinliğinin planlanabilmesi için öncelikle, “beyinde öğrenme nasıl gerçekleşir?” sorusu cevaplandırılmalıdır.
Okulumuzda bu sorunun cevabına göre eğitimler yapılmaktadır.
İnsanlık, çocuğa verebileceği şeylerin en iyisini vermeye borçludur.
Çocuklarınız gibi değil, Çocuklarımız gibi yetiştiriyoruz demiştik. İşte bunun için aşağıdaki tüm adımları takip ediyoruz:
Çocuklarımızın psikolojik gelişimleri yani sosyal, duygusal, kişisel ve davranışsal gelişimleri günlük yuva ortamında yakından takip edilir. Çocuk doğal ortamında; oyun oynarken, uyurken, yemek yerken izlendiği için rahat gözlem yapılabilir; bu sayede çocukların, en az fiziksel gelişimleri kadar önemli olan psikolojik gelişimleri de düzenli olarak kontrol edilir.
Önleyici danışmanlık, sorunlar oluşmadan, henüz ufak bir soru işareti iken önlemeyi sağlayan bir sistemdir. Çocuğun, gelişim takibi sırasında fark edilen ufak problemler, profesyonel yardım gerektirecek duruma gelmeden, yuva ve aile ortamında uygulanacak basit yöntemler ile probleme dönüşmeden önlenir.
Çocuğumuzun gelişimiyle ilgili bir gecikme şüphesi söz konusu ise standardize edilmiş testler yardımıyla çeşitli alanlardaki gelişimi değerlendirilir ve gerekli terapi veya eğitim sürecine yönlendirilir.
Ailelerimizle belirli zamanlarda bir araya gelip çocuklarımızın durumuyla ilgili olarak görüşmeler yapılır, annelik ve babalık becerilerini geliştirmeye yönelik seminer toplantıları düzenlenir.
Çocuklarımızın çeşitli gelişim alanlarındaki durumlarıyla ilgili olarak aylık ve dönemlik raporlar hazırlanıp ailelerimize sunulur.